Irkçılığın ne denli boyutlara ulaşabileceğini gözler önüne seren bir eser olan Bülbülü Öldürmek, dünya üzerinde ırkçılığı en çarpıcı şekilde anlatan bir kitap olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitabın ana konusunu işlemediği bir suçtan dolayı sırf siyahi bir vatandaş olan bir kişinin haksız yargılanması ve onu sadece insan olduğu için savunmayı tercih eden bir avukatın başından geçenler oluşturmaktadır. Irkçılık geçmişte oldukça kanıksanmış bir olguydu. Günümüzde de hala izlerini görebileceğimiz bu kötülüğün hayatımızdan çıkması için herkese görevler düşmektedir. ‘’Başka insanların yüzüne bakabilmek için ilk önce kendi yüzüne bakabilmelisin’’ demektedir yazar bu kitapta. Tam da bu şekilde başkalarının yaşadığı ırkçılığı bizler de dert edinmeliyiz.

Photo by Markus Spiske on Unsplash


Kapitalist ekonomi modellerinin öncesinde çalışanlar ihtiyaç duydukları kadar emek vermekte ve bu oranda karşılığını almaktaydı. Örneğin 50 birimlik ihtiyacı gidermek için 50 birimlik emek vermek yeterliydi. Ancak ekonomik sistemler değişti ve artık bu oran yetmemeye başladı. Artık 50 birimlik ihtiyacımızı gidermek istiyorsak 80 birimlik emek vermemiz gerekiyor. Peki neden?

Photo by Ümit Yıldırım on Unsplash


Ekonomi haberlerinde en can sıkan haberler genellikle enflasyon ile ilgili olanlardır. Peki enflasyon nedir ve neden sevmiyoruz?

Photo by Sara Kurfeß on Unsplash

Yapılan en temel tanımı ile enflasyon mal ve hizmet fiyatlarında yaşanan sürekli artışı ifade etmektedir. Enflasyonun tanımı yapılırken genel tanımlar ile geçiştirmek gündelik hayatımızda karşılaştığımız sıkıntıların sebeplerini öğrenmede sıkıntılar oluşturabilir. Bu nedenle enflasyon tanımlaması yaparken madde madde açıklamak oldukça önemlidir.


Gündelik yaşantımızda kullanmakta olduğumuz bir çok ürün var. Bu ürünlerden bazılarının isimlerini yanlış kullanıyoruz. Başlıkta belirtildiği gibi gırgır değil mekanik süpürge olarak ifade edilmesi daha doğru olacaktır. Peki neden?

Ekonomide Jenerik Marka olarak adlandırılan bu ürünler o kadar çok benimsenmiş oluyor ki insanlar artık o kategorideki tüm ürünleri o adla anlatıyor. Gırgır aslında bir marka ismi ve mekanik süpürge kategorisinde bir ürün. Marka ismi o kadar benimsenmiş ki artık bu kategorideki tüm ürünler bizler için gırgır olarak adlandırılıyor.

Ülkemizde ve dünyada jenerik markalara örnekler verecek olursak şunları sayabiliriz:


Bir camı kırmanın ekonomiye ne gibi bir katkısı olabilir diye düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bu basit olayda bile ekonominin çarkları dönmeye başlayabilir. Frederic Bastiat’ın ortaya attığı kırık cam yanılgısı bu durumun nasıl gerçekleşebildiğini ortaya koymaktadır.

Photo by Slavko Opojevlić on Unsplash


Hayatımızda karşımıza çıkan ve aldığımız bazı kararların bizlere birer maliyeti vardır. Bu maliyet gerek maddi gerekse manevi olabilir. Ancak tercihlerimizin bizlere maliyeti olurken vazgeçtiklerimizin bir maliyeti olabilir mi?

Photo by Lubo Minar on Unsplash


Günümüz şartlarında her ebeveyn çocuklarının iyi bir eğitim alması için çaba harcamaktadır. Ebeveynlerin bu beklentilerinin temelinde çocuklarının bu eğitimi kullanarak iyi bir iş, maddi getirisi yüksek bir iş bulabilmeleri vardır. Bu istek bir noktada anlayışla karşılanabilir ancak bazı noktalarda eksiklikler olduğu görülmektedir.

Photo by Tim Mossholder on Unsplash

Ekonomide sıkça karşılaşılan, Latince bir kelime olan ceteris paribus kelime anlamı ile diğer tüm unsurların sabit tutulduğu anlamına gelmektedir. Ekonomik modellerde birtakım öngörülerde bulunulur. Ekonomistler toplumun karşılaşacağı ekonomik olayların nasıl sonuçlanacağını veya olayın neden gerçekleşeceğini önceden tahmin edebilmek için bazı yorumlarda bulunurlar.

Bu yorumlar yapılırken hayatımızda karşımıza çıkan tüm etmenler hesaplanamaz. Bu şekilde bir yorum yapmak da neredeyse imkansızdır. Bu nedenle ekonomistler bazı unsurları sabit kabul etmek durumunda kalırlar. Bu, sabit tutulan unsurların değişmeyeceği varsayılıyor anlamına gelmektedir. Ancak hepimiz biliyoruz ki gerçek hayat böyle çalışmaz. Örneğin benzinin fiyatı düşünce tüketicilerin almak istedikleri benzin miktarı artar şeklindeki bir ekonomik modelde insan…


Mustafa Kemal’i daha önce Anadolu’ya ‘’sürmeye’’ karar vermişlerdi. Enverci harp suçlusu ve İttihatçı değildi, ama tekin de değildi. Çalmadığı kapı yoktu.

Bir gün Harbiye Nazırı Şakir Paşa kendisini çağırdı, yanına gittiğinde tek kelime söylemeden önüne bir dosya uzattı:

  • Bunu okur musunuz, dedi.

Mustafa Kemal dosyayı baştan sona gözden geçirdi. İtilaf makamları tarafından verilen raporların özeti şu şekildeydi: ‘’Samsun ve çevresinde birçok Rum köyleri her gün Türklerin saldırısına uğramaktadır. Hükümet bu barbarca saldırıların önüne geçememektedir. Oraların emniyet ve huzurunu temin etmek insanlık namına borcumuzdur.’’ Raporlar İstanbul Hükümeti’ne verilirken bir de ültimatom şeklinde bir protesto eklenmişti: ‘’Eğer siz aciz iseniz, bu vazifeyi…


1829 yılında başlayan ancak tarihler 1930 yılını gösterdiğinde kendisini iyiden iyiye hissettiren Büyük Buhran dünyada eşi benzeri görülmemiş sıkıntılar ortaya çıkardı. Milyonlarca insanın yaşadığı bu sıkıntılı yılların zorlukları bugüne kadar yazıla geldi. Bu yazının konusunu o sıkıntılı yılları hiç de o kadar sıkıntılı geçirmeyenler oluşturacak.

Photo by Scott Umstattd on Unsplash

Büyük buhran olarak adlandırılan o sıkıntılı yıllarda insanlar evlerini ve topraklarını terk ederek iş bulma ve çok küçük de olsa bir gelir elde etme umuduyla yollara döküldü. Bu büyük göçün simgesi haline gelen Birleşik Devletler ’deki 66. Otoyol iş bulma umuduyla bir başka eyalete gitmeye çalışan insanlarla doluydu. Bu insanların bir yığın halinde aynı yere…

Ahmet Burak Aydemir

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store